Custom Search
|
Okunma Sayısı |
İsim | Anlam | Cinsiyet ve Köken |
|---|---|---|---|
| 232 | CEYLİN |
Yaprağın üzerinde parlayan yağmur damlası |
Kız -Farsça |
| 229 | ABBAS |
Er 1. Sert, çatık kaşlı kimse. 2. Arslan (bkz. Esed, gazanfer, şiir. Abbas b. Abdülmuttalib. Rasûlullah (s.a.s'ın amcası, Mekke'nin fethinde müslüman olmuştur. |
Arapça -Erkek veya Kız |
| 153 | BUSE |
Öpüşmek, öpmek. |
Erkek veya Kız -Farsça |
| 132 | DİLARA |
1. Gönül alan, gönül kapan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren. 2. Bugün elde örneği olmayan eski Türk mürekkep makamlarından biri. |
Erkek veya Kız -Farsça |
| 118 | NİLAY |
İki nil. Seyhan ve Ceyhan nehirleri. Fırat ve Dicle nehirleri. |
Arapça -Erkek veya Kız |
| 94 | PIRILTI |
Parıldayan şeyin çıkardığı ışık. Anlık ışık geçişi. |
Erkek veya Kız -Türkçe |
| 92 | ECRİN |
Bedel, ücret, ödül, sâlih amele verilen sevap |
Arapça -Kız |
| 71 | ESRA |
Daha hızlı, daha çabuk, en çabuk. |
Arapça -Erkek veya Kız |
| 59 | MESUT |
Veya MESUD. Saadetli, bahtlı, bahtiyar, kutlu. Türk dil kurallarına göre "d" "t" olarak kullanılır. |
Arapça -Erkek veya Kız |
| 59 | ZÜMRA |
1. Güzel, iyi ahlaklı. 2. Cesur, yiğit, yürekli. 3. Zeki, bilgili kadın. |
Arapça -Erkek veya Kız |
Son yorumlar
1 yıl 10 hafta önce